İnfaz Kanunu 105/A-7 Uyarınca Denetimli Serbestlikten Açık Cezaevine İade Kararında Suç Tarihinin Belirleyici Rolü
İnfaz Kanunu 105/A-7 Uyarınca Denetimli Serbestlikten Açık Cezaevine İade Kararında Suç Tarihinin Belirleyici Rolü
Ceza infaz hukuku uygulamalarında, denetimli serbestlik tedbiri altındaki hükümlülerin açık ceza infaz kurumuna iadesi konusu önemli tartışmalara neden olmaktadır. Özellikle 5275 sayılı İnfaz Kanunu’nun 105/A-7. fıkrası, yeni bir suç işlenmesi durumunda hükümlünün denetimli serbestlikten çıkarılarak açık ceza infaz kurumuna gönderilmesini düzenler. Ancak suçun işlendiği tarih ile iddianamenin düzenlenme tarihi farklıysa ne olur?
Bu yazımızda, denetimli serbestlik tedbiri altındayken hakkında kamu davası açılan bir kişi için suçun ne zaman işlendiği ve iddianamenin ne zaman düzenlendiği sorularına odaklanacağız. Yasal düzenlemelerin uygulanabilirliği ve Anayasa’da yer alan haklar bağlamında değerlendirme yapacağız.
5275 Sayılı Kanun Madde 105/A-7 Ne Diyor?
“Denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olması hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebilir.”
Bu fıkrada dikkat çeken husus; kişinin denetimli serbestlik uygulamasına alındıktan sonra işlediği iddia edilen bir suç nedeniyle iade kararı verilebilmesidir. Ancak burada suçun işlenme tarihi mi esas alınır, yoksa iddianamenin düzenlenme veya kabul tarihi mi?
Farklı Görüşler ve Hukuki Yaklaşım
Bu konuda uygulamada iki farklı görüş ortaya çıkmaktadır:
1. Görüş: İddianame Tarihi Esastır
Bu görüşe göre, kamu davasının açılması, yani iddianamenin düzenlenmesi ve kabul edilmesi tarihi esas alınmalı ve suçun bu tarihten sonra gündeme gelmesi yeterlidir.
2. Görüş (Desteklediğimiz): Suç Tarihi Esastır
Denetimli serbestlik tedbiri altındaki kişinin hakkında dava açılmış olsa bile, bu dava denetim süresi öncesinde işlenmiş bir suça ilişkinse, kişiye iade kararı verilmesi hukuka aykırı olacaktır. Çünkü yasa açıkça “denetimli serbestlik uygulandıktan sonra işlenen suç” demektedir. Yani önce suçun tarihi, sonra denetim başlangıcı kıyaslanmalıdır.
Yargıtay Kararı ve Masumiyet Karinesi Bağlamı
Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2021/6854 E., 2021/11591 K. sayılı ve 30/06/2021 tarihli kararında:
“...Yeni suça ilişkin iddianamenin kabul edilerek kamu davasının açıldığı tarih…”
ifadeleri yer alsa da, kararın detaylarında “denetimli serbestlik tedbiri altındayken işlenen yeni bir suç olması gerekir” şartı da açıkça belirtilmiştir.
Bu karar, iddianamenin kabul tarihi esas alınacaksa bile suçun, denetimli serbestlik başladıktan sonra işlenmiş olması gerektiğini netleştirmektedir.
Aksi takdirde, kişinin önceden başlayan bir soruşturma kapsamında sonradan iddianame düzenlenmiş olması, kendisinin kusuruyla oluşmamış bir duruma dayanarak özgürlüğünün kısıtlanmasına neden olur. Bu ise açıkça Anayasa’da güvence altına alınan masumiyet karinesi ve hak arama özgürlüğü ile çelişmektedir.
Pratik Örnek ve Değerlendirme
Diyelim ki bir hükümlü, 01.01.2023 tarihinde denetimli serbestlik tedbirinden yararlanmaya başlamış, ancak hakkında 2022 yılında başlayan bir soruşturma 2024 yılında iddianameyle sonuçlanmıştır.
Bu durumda:
-
Suç tarihi: 2022
-
Denetimli serbestlik başlangıcı: 2023
-
İddianame düzenlenme tarihi: 2024
Bu örnekte açıkça görüleceği üzere, suç denetimli serbestlikten önce işlenmiştir. Dolayısıyla infaz hâkimi tarafından iade kararı verilmesi hukuka aykırıdır.
Sonuç: Suçun Tarihi Esas Alınmalıdır
Denetimli serbestlik uygulamasında özgürlük lehine yorum esas alınmalı ve infaz rejimi kişinin kusuru olmayan durumlara göre ağırlaştırılmamalıdır. Özellikle:
-
İddianamenin ne zaman düzenlendiği değil,
-
Suçun işlenme tarihi,
esas alınmalı ve ancak bu tarihin denetimli serbestlikten sonraya denk gelmesi halinde iade kararı verilmelidir.
Bu yaklaşım, masumiyet karinesi, ölçülülük ilkesi ve Anayasa’ya uygun infaz bakımından en sağlıklı ve adil yorum olacaktır.

